1. TEKNOLOJİ

Patronunuzun hakkınızda ne kadar çok şey bilmesi gerekiyor?

Patronunuzun hakkınızda ne kadar çok şey bilmesi gerekiyor?

Giderek daha çok sayıda çalışan iş yerlerine dönerken, birçok işveren çalışanlarını kontrol etmek için,…

Otomotiv devi Ford'un fabrikalarındaki işçilerin yeni sabah rutini, iki aşamadan oluşuyor. Birincisi, cep telefonları üzerinden üç sağlık sorusuna yanıt verip, iş arkadaşlarınız için bir tehdit oluşturmadığınızı teyit etmek. Daha sonra da iş yerinizin kapısında, ateşinizin olmadığını göstermek için taramadan gemek.

Çalışanları işlerine geri dönerken, bu tür önlemlere başvuran sadece Ford değil. Amazon Walmart ve BBC de dahil onlarca diğer iş yeri, termal tarama başlattı. 

Bu önlemler, patronları kadar çok virüsün kontrol altına alındığını görmek isteyen çalışanlar tarafından, genel anlamıyal olumlu karşılandı.

Ford'dan John Gardiner "Hayır diyeni görmedik. Riskleri bildikleri için, insanlar onların sağlık ve güvenliğini korumak için elimizden gelieni yaptığımız biliyor" diyor.

Buzdağının görünen kısmı

Ancak termal taramalar, sadece birkaç ay önce düşünmesi bile zor olan mahremiyete müdaheleler göz önüne alındığında, buzdağının görünen kısmı.

Hükümetler, uygulama tabanlı takip ve temas uygulamalarındaki, veri koruma sorunlarıyla başa çıkmaya çalışırken, birçok şirket kendi programlarını planlıyor. 

Muhasebe devi PwC, Check-In adlı bir uygulama geliştirdi ve Şangay bürosunda test ediliyor. Çalışanlar, iş arkadaşlarının yakınlarına geldiğinde cep telefonları bunu kaydediyor.

Birinin Covid-19 testi pozitif çıkarsa, yakın dönemde temas ettikleri bilgilendirilebiliyor ve kendilerini karantinaya almaları isteniyor. PwC, bu uygulamayı diğer işverenlere de pazarlamayı umuyor.

ABD'de, Locix ve Microshare ve Avrupa'da Rombit, Estimote ve Kinexon gibi teknoloji şirketleri de, cep telefonlarıyla değil, bilekliklerle ya da boyuna takılan cihazlarla, lokasyonunuzu gözlemleyen cihazlar geliştirdi.

Yapay zekayla sosyal mesafe takibi

Görüntülü takip tercih eden şirketlerse, yapay zeka yardımıyla çalışanların sosyal mesafeyi koruyup korumadığını ve hatta maske takıp takmadıklarını gözlemleyen Glimpse Aralytics ve Smartvid.io gibi şirketlere başvurabilir. 

Birkaç şirket, çalışanlarına kendi koronavirüs testlerini yapıyor. Bu, pahalı bir yaklaşım olsa da bazı denizdeki petrol platformları, madenler ve kapalı alanlar işletenler bunu en güvenli yaklaşım olarak görüyor. Hatta Amazon, kendi test tesisini kurduğunu açıkladı.

Uluslararası avukatlık şirketi Osborne Clarke'tan Anna Elliott, müşterilerine yeni gözlem sistemlerini başlatmadan önce, çalışanlarının mahremiyetini dikkate almalarını ve sendikalarla

Elliott "İşvereniniz düzgün, iyi niyetli davranıyorsa, çok kaygı duymamız gerektiğini sanmıyorum. Olmaması gereken, bu arada çalışanlarınız hakkında mümkün olduğunca çok bilgi toplanması" diyor. 

Bu alanda birçok şey henüz muamma. Örneğin, patronlar anketleri, ek riskleri belilemek için çalışanların kiminle yaşadıklarını, iş dışında neler yaptıklarını öğrenmek adına kullanabilir. Ancak Elliott bunun ileri giden bir adım olarak değerlendireleceği görüşünde.

Çalışanlar, teoride özel yaşamları konusundaki sorulara yanıt vermek veya ateş ölçümü ya da diğer kontrollere rıza göstermek zorunda değil.

'Hayır demek kolay değil'

Ancak Elliott'a göre "güç eşitsizliği" nedeniyle "hayır" demek her zaman kolay değil .Özellikle de iş güvensizliğinin yüksek olduğu bir dönemde. Ayırca, şirketler gözlemlere rıza göstermeyi, bir binaya giriş için koşul haline getirebilir.

Ford'un, Plymouth, Michigan'daki fabrikasında gönüllüler geçtiğimiz günlerde, sosyal mesafe ihlal edildiğinde titreşimle uyarı veren ve müdürleri işçilerin bir noktada öbeklendiğini haber veren bir bilekliği denediler.

George Orwell romanlarını andırdığı ve çalışanların yerlerinin sürekli izlenmesine izin verdiği için, Ford titreşimli bildirim sisteminden vazgeçti ve bunun yerine çalışanlarına daha fazla koruyucu ekipman vermeyi seçti. Ancak diğerleri, bu fikri çekici buluyor.

Giyilebilir alıcıları, aslında limanlarda kullanmak için geliştiren Rombit, sosyal mesafeyi gözlemleyen, güncellenmiş bir versiyonu için 400'den fazla başvu aldıklarını söylüyor.

Kuzey Fransa'daki bir elektronik üreticisi, son bir aydır Amerikan Microshare şirketinin imal ettiği bileklikleri kulllanıyor.

Bu süreçte üç korornavirüs vakası tespit ettiler ve risk altında oldukları düşünülen çalışanlar, evlerine yollandı. İngiltere'de hastaneler, askeri tesisler ve hapishaneler aynı sistemin pilot uygulamasına başladı. 

'Bileklikler, uygulamalardan iyi'

Microshare'den Mike Moran, bilekliklerin mahremiyet anlamında, telefon uygulamalarından daha az riskli olduğunu söylüyor.

"Çalışanların taktıkları Bluetooth özellikli kimlikler ya da bileklikler sadece 'Ben buradayım' diyor ve belli mesafedeki bluetooth sinyalini tespit edebilir. Kişisel bilgilerine dokunmayan bir izleme kabiliyeti yaratıyor."

Rombit gibi, Microshare'in sisteminde de bilgiler, birinin Covid-19 testi pozitif çıkmadığı sürece isimsiz.

Moran "Yaptığımız her şey, kişisel alışkanlıklarınıza, Facebook paylaşımlarınıza bir kapı açılmaması için tasarlandı." diyor.

Boyna ya da bileğe takılan vericiyle, çalışanın mesaisi sonuna kadar izlenmeye rız agösterdiğini ve mesainin sonunda cihaz geri verildiğinde, artık izlenmeyeceklerini bildiklerini söylüyor.

Microshare gibi şirketler, mahremiyeti korumayı hedeflerken, Moran 11 Eylül saldırılarından sonra artırılan güvenlik önemlerini kabul ettiğimiz gibi, bir dereceye kadar özel hayata girişi kabul etmek zorunda kalabileceğimizi vurguluyor.

Birçok çalışanın şu anki kaygısı, patronlarının çok ileri gittiklerinden şikayet etmek değil, onları korumak için ellerinden geleni yaptıklarını bilmek. Ancak mahremiyet uzmanları, çalışanların haklarının ihlal edilmediğinden emin olmak için, odağın genişleyeceğini belirtiyor.

'Bahane olmasına izin vermemeliyiz'

ABD'deki Cornell Üniversitesi'nden İstihdam Hukuku Uzmanı Ifeoma Ajunwa "Ben mahremiyet konusunda mutlakçı değilim. Ama pandemilerin bahane olarak kullanılmasına izin vermemeliyiz" diyor.

Ajunwa, evden çalıştığımız ayların, şirketleri üretkenliğimizi uzaktan izleyen yazılımlar almaya yönelttiğini söylüyor.

Bu uygulamalar, dizüstü bilgisayarlarda bastığımız tuşları izleyebiliyor, kameraları aktifleştirif, ekran görüntüleri alabiliyor.

Prof. Ajunwa bunun salgından önce de büyüyen bir sektör olduğunu, ancak salgından sonra büyük artış olduğunu ve patronların, çalışanların zamanını yakından denetleyip, stresi artırdığını ve potansiyel olarak mahremiyeti ihlal ettikleri kaygılarını artırdı.

kaynak: hurriyet.com.tr



Küfür, hakaret, rencide edici ve büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmayacaktır.

Popüler

SON HABERLER